O kadar hızlı geçiyor ki anlam veremiyorsun zamanın içinde ki kütlenin kaybolduğunu. Duvarlar, insanlar üstüne üstene geliyor insanın. Bazen ara ara tat almak istersin hayattan ama nafile ! Çemberin etrafında eksen gücünün verdiği dönüşün hızı. Nereye ne yaptığını bilmezsizin, götürüyor seni tam meçhullüğüne.
Kaçmak istiyorsun! Kaçamıyorsun.
Yaklaşmak istiyorsun. Yaklaşamıyorsun. Dokunmak içinden bile gelmiyor. Saplanıp kalmışsın.
Çıkışı olmayan paradoksların, işte bu! Diyemeceğin insanların arasında, rakının içinde eriyen buz gibi bir hal bu …
Sen gitmek istiyorsun, o gitmiyor. Sen kalmak istiyorsun o kalmıyor.
Çok hızlı bir zaman, binalar, araçlar, makinalar. Kendin dahil olmak üzere herkes bilinmeyen bir telaşenin içinde, gidişi mümkün olmayan, gelişi meçhulde kaybolan bir zaman. Kendi kendini anlayacak zamanın bile olamadığı bir zaman. Kendinin sana yaptığı hatalar, İnsanın sana yaptığı hatalar ve sonunda Evrenin sana yaptığı hataların içinde gitmek için bir yol ararsın.
Artık Gitmek İhtimal Dahilinde Bile Değil !
Kalmışsındır. Gidemiyorsun. Çemberin içindesin. Ara ara çıkış sahnelerin var, ama sadece ara ara. O döngünün içinde yine devam ediyorsun.





