Korku ve baskının daha bebeklik evresinden başlayarak, insan oğlunun bir çoğunun başarısız olmasındaki ana etkenlerden biridir.
– Ne çok “ yapamazsın ! Edemezsin. Bırak şunu ! “ gibi söylemleri ebeveynler beyni kemirircesine işliyor.
Bu daha çocukken bilinç düzeyime oturmuş, ve ne kadar da silmeye çalışsan beynin bir köşesinde nokta halinde kalmaya devam etmiş bir şeydir, ve bu en ufacık duygu durum bozukluğunda harekete geçip devasalaşarak büyük bir hal alması da muhtemeldir.
Çocukluk yaşları ;
Sürekli bir baskı, korku empozesi günden güne derinleşerek büyüyor.
– “Yapma oğlum! Kırarsın kızım! Bak tokat geliyor!”
Bir zaman sonra çocuk düşünemiyor, üretemiyor ve fikrini bile açıklamaya cesaret edemiyor boyuta geliyor.
Ergenlik dönemi;
– Bizim çocuk derslerinde çok iyi, ama kendi halinde içine kapanık…
Evet derslerinde çok iyi, matematik problemlerini çözüyor, Fen bilgisi, coğrafaya su gibi biliyor. Ama iletişim problemi yaşıyor, kendine güven eksikliği var. Çok rahatlıkla yapabileceği şeyi bile yapmaya korkuyor.
– Neden korkuyor!
– Yanlış yapacağım diye.
Bırak yapsın, yanlış yaparak zaten doğruyu öğrenecek.
Yetişkinlik dönemi;
Bir emrin güdümüne girmiş, risk alamayan, fikrini bile açıklamaktan korkan, merhaba dediğinde titrek bir hal alan bu kişi korku dünyasının ürettiği bir kişiliktir artık.






