”guneş buluttan sıyrılırken gokkusagının renkleri koleranın damlarında sevişti.
can sesleri
ezan sesi
hafif esrar kokusuyla karışıp
havayı kapladı.
savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif ofkeye;
zaman ki sana hasta oldu.
incelikli haytasın.
nuksederken raksını mahallenin ma$allahi eyvallahı;
guzeldik be oglum..
”$imdilik ölümüne kadar hayattasin,
$imdilik..ölümüne kadar hayattasin..”
..
– bir cift kanattınız huznun ruzgarlarında,
dagılıp gitti melekleriniz beyazın ote daglarında..
aglasın ardınızdan bir agızdan butun dehsetiyle kolera
sen harbi hayal et:
saglam gariban..
ruhuna el fatiha..
..
– o bin tılsımlı anın çarşafından ağır ağır geçirirken hayatını, bilemezdi üç tekerlekli bisikletin karanlığa takla atacağını..
– her hayatın bir agırlıgı vardır koçum, seninki kaça tartıyo?
– madde mi agır mana mı ?”




